Burun şeklini etkileme riski olduğundan ameliyat sonrası yaklaşık 2 ay süreyle lens kullanılmasını öneriyoruz. Bu süre sonunda en hafif çerçeve ile ihtiyaç halinde kullanılmak üzere hem numaralı gözlük hem güneş gözlüğü kullanılabilir. 3 aydan itibaren daha uzun süreli kullanım mümkün olmakla birlikte rutin kullanım için 6 ay önerilmektedir.

Ameliyat sonrası ilk 4 gün istirahat önerilmektedir. 4. Gün sonrası gündelik hayata geçilebilir. İlk hafta spor yapılması önerilmemektedir. 15. günden itibaren tempolu yürüyüş yapılabilir, minimum 2. Aydan itibaren ağırlık kaldırma yapılabilir. 

Mümkünse tamamen kullanım bırakılması önerilmektedir. Mümkün değil ise; sigara kullanımı ameliyattan 15 gün önce bırakılmalıdır. 3 ay sonra yeniden kullanıma başlanabilir. 

Erken dönem havuz kloru ve deniz tuzu yakabileceği göz önüne alınarak baş bölgesini sokmadan, bantların alınmasının ardından girilebilir. Dalma ve atlama kesinlikle önerilmemektedir. 

Burun içi lazer yaptırmadan önce minimum 3 ay beklenmesi önerilmektedir. Ancak -buruna dokunmadan- yüzün diğer bölgelerinde ağda ve ip kullanımı yapılmasında bir zaman sınırlaması bulunmamaktadır. 

Cilt bakımında 2 aya kadar yapılmaması tavsiye edilir. Özellikle buharlı ve çekmeli bakımlar önerilmemektedir. Vakumlu ve sıkmalı bakımlar için 6 ay beklenmesi gerekmektedir. Burun dışı alanlarda buhar hariç istenildiği zaman bakım yapılabilir. 

Ameliyattan 1 hafta sonra namaz kılınabilir. Abdest alırken buruna çok güçlü su çekmek ve güçlü sümkürmekten kaçınılmalıdır. Alnı secdeye değdirmeden mümkünse oturarak namaz kılınması önerilmektedir. Esas amaç her konuda olduğu gibi burnun darbe almasını engellemektir.
 

Kontrole gelinmesi önerilir. Hasar oluşup oluşmadığı ancak zaman içerisinde netleşir. Darbenin hemen ardından bir yorum yapmak mümkün değildir.
 

Erken dönem burundaki sorunlar ödem kaynaklıdır. Şekli sebebiyle yanıltabilir. Burun ucu ve burun şişliği ameliyat sonrası ödemlerin yatışmasıyla son haline gelir. İyileşme sürecinde sabır çok önemlidir. Yaklaşık 3 ayda erken dönem sona erer. Ancak tam yüze oturması 6 ay ila 1 sene arasındadır. Kalın ciltlerde bazı durumlarda 2 seneyi bulabilmektedir. 

Alkol kullanımı 1. Ay sonrasına kadar önerilmemektedir. Sonrasında ise yine kontrollü ve burnun darbe almasına mahal vermeyecek kontrolde olunmasına özen gösterilmelidir.
 

Bitki çayı kan sulandırıcı özellikte olduğundan ameliyattan en az 15 gün önce kesilmelidir. Operasyon sonrası ise 1 ay kullanılmaması önerilir.
 

Burun deliği şekillendirici 3 ay boyunca günde en az 8 saat olacak şekilde kullanılmalıdır. Bu uygulama burun deliklerinin eşit iyileşmesini sağlar.
 

Regl döneminde ameliyat ödem sebebiyle tercih edilmez. Ameliyat tarihi değiştirmek ya da geciktirici almak çözüm olmaktadır. Ancak stres kaynaklı regl tarihinin kayması durumunda ameliyat gerçekleştirilir.
 

Genel anestezi ile açık ameliyat gerçekleştiriyoruz. Kemik  şekillendirmek için Piezo cihazı ve mikromotor denilen tur cihazı kullanılmaktadır. Bu sebeple operasyon sonrası süreç neredeyse tamamen ağrısız olmaktadır.
 

Ödem/şişlik ameliyatın 3.-4. Günü max. Seviyede olup, giderek geriler. Yaklaşık 15. Günde  yüzünüzün şişliği iner.
 

Dolgu ameliyat sırasında yapılabilir ancak botox ya ameliyattan 2 hafta önce ya da 1 ay sonra yapılmalıdır. Ödemin inmesi beklenir. Dolgu uygulaması ameliyat sırasında yapılmayıp sonrasında talep edilirse yine ödem inmesi beklenir. Kabaca 15 gün-1 ay sonra uygulama yapılabilir.
 

Ameliyat sonrası delik kaybolacaktır. 6 ay sonra yeniden deldirilebilir.
 

Minimum 3 ay sonra girilebilir.
 

Akne için kullanılan ilaçlar burun içindeki örtüleri oldukça kurutmaktadır. Bu ilacı kullanan ve henüz ameliyat olmamış kişilerde dahi burunda kanamaya yol açabilmektedir. Bu durumlarda akne ilacıyla tedavinin sonlanmasından minimum 3 ay kadar sonra ameliyatı planlamak hastanın lehine olmaktadır.
 

Eğer hastanın karşıdan bakıldığında geniş bir burun sırtı yoksa, yandan bakıldığında kemerli yüksek görününen bir burun sırtı yoksa, genel değimle kemik yapıyla ilgili sorun yoksa sadece kıkırdak dokuların oluşturduğu sorun mevcutsa sadece burun ucuna müdahale etmek mümkündür.

Ameliyat sonrası ilk 1 ay düşme, çarpma, darbe yani travmalara karşı burnun en hassas olduğu dönemdir. Çünkü oradaki kıkırdakların ve kemik yapıların henüz kaynamamış olması risk teşkil etmektedir. 1. Aydan sonra bu hassasiyetimiz biraz daha azalmaktadır. Ancak 6. ay a kadar devam eden aktif bir iyileşme süreci vardır. 6. Aydan sonra ameliyat olmamış bir kişiyle hemen hemen benzer risklere sahip olunur.
 

Ameliyat sürecinde muayene sonrasında gerçekleştirdiğimiz 3D fotoğraf çekimleri mevcut. Bu fotoğraf çekimlerinde sorunlar neler? Nasıl giderelim? Giderdiğimizde burun kabaca nerelere gelir? Bu soruların cevabını alabiliyoruz. Fotoğraf çekimleri, tasarım çalışmaları, hasta ile aynı dili konuşmamızı sağlar. Elbetteki ekrandaki burnu hastanın yüzüne nakletmekten bahsedilmiyor. Ancak ameliyat esnasında, yapılan çalışmalar her zaman göz önünde bulunmakta ve ameliyat içi çekimlerde bunun sağlaması yapılmaktadır. Olabildiğince ameliyat öncesi yapılan tasarıma sadık kalınarak ameliyat tamamlanır.
 

Hayır oluşturmaz. Sadece diş telinin varlığının doktor tarafından bilinmesi ve ameliyat esnasında kullanılacak cihazların buna göre organize edilmesi gerekmektedir.
 

Ameliyat sonrası yaşanan ağrı durumu burnun kemikli, kemerli, geniş, düşük burun uçlu vb tablolarda olmasıyla çok ilişkili değildir. Ameliyat sonrasındaki ödem ile ilgili olarak daha kalın ciltli hastalar, kemik yapıyla daha çok uğraştığımız hastalar biraz daha fazla ödemin geçmesini beklemek durumunda olabiliyor. Fakat ağrı ile ilgili böyle belirli bir ayrım bulunmuyor.
 

Günümüz teknolojisinde burun kemiklerini kırmak yerine burun kemiklerine Piezo cihazı ile hassas kesiler yaparak daha milimetrik daha ölçülü ve kontrollü işler yapmak mümkün. Kısaca günümüz teknolojisiyle kemikleri kırmadan, şekil vererek ameliyat gerçekleşir.
 

Burun estetiğini gerçekleştirmek için belirli bir mevsim, belirli bir ay yoktur. Yazın ameliyat olacak kişiler için; sıcaktan ve güneş ışınlarından korumak önemlidir. Kışın ameliyat olacak kişiler için; soğuk havadan yani üst solunum yolu enfeksiyonu ve benzeri tablolar oluşmasından korumak önemlidir. 

Estetik burun ameliyatında başarıyı etkileyen birçok faktör vardır. Bu faktörlerden bir tanesi de cilt yapısıdır. İnce cilt, normal cilt veya kalın cilt olarak tanımladığımız tipler mevcuttur. İnce cilt ve kalın cilt kendi içlerinde birçok detaya sahiptir. Özellikle ince ciltte ve kalın ciltte ameliyat öncesinde öngörülebilen risklere karşın ameliyat esnasında tedbirler almak gerekmektedir. Kemik ve kıkırdak yapıda yaptığımız değişiklikler ince ciltte ameliyat sonrasında kendini belli edebilme riskine sahiptir. Kalın ciltte ise daha kalın olan cildin yapısı daha çok ödem tutmaktadır. Bu sebeple ameliyat sonrasında iyileşmenin daha arkadan geleceği, normal koşullarda 6 aylık, 12 aylık olan süreçlerin kalın ciltte ise 12 ay, 18 ay bazen 2 yıla kadar uzayabileceği hatırda tutulmalıdır. Yine kalın ciltle ilgili olan risklerden bir tanesi de cildin ağırlığından ötürü altında kalan kıkırdak yapıya baskı yapmasıdır. Kıkırdak yapının güçlü olması cildin uzun zaman içinde baskısına direnç gösterebilmelidir. Bu sebeple ameliyat esnasında kalın cildin ağırlığını da göz önünde tutarak kıkırdak yapıyı güçlü oluşturmalıyız. Kalın ciltli hastaların bilmesi gereken bir konu da sabırlı olmaları gerekliliğidir. Çünkü kalın cilt daha fazla ödem tutar ve daha geç iyileşir. Ameliyat hedefine ulaşmak bazen 1-1buçuk bazen 2 yılı bulabilmektedir.
 

Estetik burun ameliyatında yapılacak işlemlere göre birçok alana müdahale etmek gerekebilir. Bir estetik ameliyat yaklaşık 2-2 buçuk saat sürmektedir ve titiz çalışma gerektirmektedir. Özellikle bu detaylardan ötürü, kişinin de konforunu göz önünde tutarsak ameliyatı genel anestezi altında yapmak daha mantıklı bir işlemdir. Burun sırtında kemer şikayeti olmayan, karşıdan bakışta sağ sol aks eğriliği olmayan yani kemik pozisyon değişikliği yapmayacağımız olgularda sadece burun ucuna lokal anestezi ile estetik burun ameliyatı yapmak mümkündür.
 

Estetik burun ameliyatında bazı durumlarda kulaktan ya da kaburgadan kıkırdak almak gerekebilir ve bu zararlı bir işlem değildir. Çocukluk çağında veya erken ergenlik çağında yani kemik ve kıkırdak gelişimi henüz tamamlanmadan buruna alınan darbeler, düşme çarpma sonrası oluşan travmalar orta duvarda ileri derecede eğriliklere yol açabilmektedir. Bu tip hastalarımızın ameliyatlarında veya daha önce ameliyat olmuş, olması gerekenden daha fazla kıkırdak dokusu çıkarılmış kişilerin 2. 3. ameliyatlarında bizim ayakta duran, nefes alan, kişiye yıllar boyunca solunum adına hizmet eden bir burun oluşturmamız için kıkırdak gereklidir. İhtiyaç duymamız halinde kulaktan ya da kaburgadan kıkırdak doku elde edilir. Kulaktan kıkırdak almak için kulak arkasından yaklaşık 2-3 cm’lik bir kesi yapar ve buradan kıkırdak dokumuzu alırız. Ameliyat sonrasında herhangi bir şekil bozukluğu beklenen bir durum değildir. Kaburgadan kıkırdak almak için ise meme başının yaklaşık 3-4 cm altından 2-3 cm’lik bir kesi yapar ve buradan kıkırdak doku elde eder, burunda kullanmak üzere şekillendiririz.
 

Yüzün yandan bakışına profil olarak isimlendirmekteyiz ve profil üzerinde yaptığımız değişikliklere ise profiloplasti demekteyiz. Alın, çene, yanak ve burun pozisyonu profil bakışı belirlemektedir. Alın ve çene pozisyonu geride olan kişilerde burun yandan bakışta olduğundan daha uzun görünebilmektedir. Bu sebeple rinoplasti ile eş zamanlı olarak en çok yaptığımız işlerden bir tanesi de alının ve çenenin daha hacimli görünmesini sağlamak üzere dolgu ve yağ uygulamalarıdır. Dolgu malzemeleri özellikle çene için büyütmede kullandığımız malzemelerden bir tanesidir. Bazı durumlarda çene büyütme için protez de kullanabilmekteyiz. Alın ve çeneyi birlikte hacimlendirmek istediğimiz durumlarda daha fazla miktarda ürüne ihtiyaç duyduğumuz için sıklıkla kişinin kendi yağ dokusuna başvururuz. Kişinin karnından veya bacak iç yüzünden liposuction ile aldığımız yağ dokularını özel işlemlerden geçirdikten sonra ihtiyaç duyduğumuz alanlara enjekte edebilmekteyiz. Hangi alanlara ne kadar yapılacağı ameliyat öncesi analizlerde belirlenir.
 

Burun estetiğinde alt yaş limitini kemik gelişimi belirlemektedir. Kadınlarda 16-17 erkeklerde ise 17-18 yaşlarından itibaren kemik gelişimi tamamlandığından alt limiti bunlar oluşturmaktadır. Üst yaş limitini ise kişinin sağlık durumu belirlemektedir. Ameliyata engel olabilecek veya genel anestezi için engel olabilecek yandaş hastalığı olan kişilerde veya bizim ameliyat öncesi tetkiklerle ve  check up’la ortaya koyduğumuz yandaş hastalığı belirlenen kişilerde ameliyat mümkün olmamaktadır.
 

Rinoplasti burun şekli değiştirilmesi ameliyatının tümüdür. Profiloplasti ise yandan bakışta burunun yüz ile uyumlu görünümünün düzeltilmesi işidir. Kişinin yüzünün yandan görünümü profil olarak isimlendirilir. Bu profilin düzeltilmesi veya desteklenmesi işi profiloplasti olarak isimlendirilir. Profil görüntüsünü oluşturan ögeler çene, yanak, alın ve burun pozisyonlarıdır. Alın çene ve yanak pozisyonu normalden daha geride olan kişilerde burun yüzün ortasından çıkmış ve daha uzunmuş gibi görünür. Yani algı anlamında. Bu ameliyatta burunun yandan görünümünde uzunluğunu düşürebiliriz. Ancak alın ve çene özellikle ne kadar gerideyse burun karşıya doğru hala uzunmuş gibi görünür. Profiloplastide yapılması gereken alın burun arasındaki geçiş açıları nasıl ? çene pozisyonu nasıl ? bunları değerlendirmek ve halen geride görülürse alın, çene ve gerekirse yanak bölgesine destek dokuları koymaktır. Bu işlem bazen hazır malzemeler yani dolgularla yapılabilir bazen de kişinin kendi vücudundan alınan yağ dokuları özel işlemlerden geçirdikten sonra uygulanabilir. Kısaca profiloplasti yüzün yandan görünümünde alın, çene, burun, yanak yani tüm ögelerin ahenk içinde olmasını sağlamak için yapılan bir işlemdir.
 

Daha önce burun estetiği olan ve mevcut burnunun halihazırdaki durumundan şekil olarak memnun olmayan veya solunum anlamında sorunları devam eden kişilerde gerçekleştirilecek bir sonraki ameliyata Revizyon Septorinoplasti denir. Dikkat edilmesi gereken hususlar özellikle kişinin şikayetçi olduğu noktalardır. Şekil anlamındaki şikayetler fotoğraf analizleri ile iyice ortaya konmalı öncesi sonrası kısımlar iyi değerlendirilmelidir. Solunum ile ilgili olan kısımlar hem çıplak göz ile yapılan muayenede hem endoskopi ile yapılan muayenede hem de bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmelidir. Bilmek gereken bir diğer husus ise; eğer ilk ameliyatta burun orta duvarına ait 

Ameliyatınız bittikten sonra odanıza transfer ediliyorsunuz. Odaya geldikten sonra başınızı biraz kaldırdığımız yatağınızda dinlenmeye başlayabilirsiniz. Odaya geldikten yaklaşık 3 saat sonra yemek yemeye başlayabilirsiniz. Mideyi fazla yormamak ve anestezi ilaçlarının da etkisiyle mide bulantısı ve kusmayı önlemek için çok fazla yemek yemenizi istemiyoruz. Başlangıç ​​için hafif bir yoğurt ya da sıcak olmayan bir çorba iyi olur. Ameliyattan sonra erken saatlerde buz uygulamaya başlamak şişliğinizin azalmasına yardımcı olacaktır. Operasyon sırasında burun içine silikon yapraklar yerleştirilirse nefes almayı sağlayan kanüllerin tıkanmaması için burnu 3-4 saatte bir burun yıkaması yapmalısınız.
 

Lazer kullanılarak yapılan burun estetiği ameliyatı yoktur. Burun ameliyatlarında lazerin kullanıldığı bazı kısımlar bulunmaktadır. Bazı özel operasyonların bazı kısımlarında kullanılır. Mesela burun etinin küçültülmesi gibi. Ancak burun eti küçültmek için çoğunlukla elektronik, elektrikle çalışan mikro testereler veya radyo frekanslı cihazlar kullanılır. Bu cihazlar daha kolay anlaşılabilmesi için lazer olarak da adlandırılabilir. Ancak lazer ile burun estetiği yapılmamaktadır.

Dermatit durumunda da ameliyat yapılması mümkündür. Ancak ileri derecede dermatit varsa, derinin bütünlüğünde sorun varsa, derinin kalitesi iyileşmeyi zorlaştıracak kadar bozulduysa o zaman operasyondan önce mutlaka dermatoloğa başvurmak gerekir.